Türkiye'den etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkiye'den etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pazar, Mart 21, 2010
Pazartesi, Şubat 18, 2008
Hakem Oyna Derde Cumhur Oynamaz mı !!!
15 Şubat 2008 tarihinde oynanan Çaykur Rize Spor- Fenerbahçe maçında, hakemin bir poziyona oyna demesi üzerine, Rizespor lu Cumhur'un çifte telli oynama görüntüsü.
Pazartesi, Ekim 29, 2007
Yaşasın Cumhuriyet

Gölköy adında bir yer varmış Gelibolu'da
Televizyonda gösterdiler geçen gün.
Gelenek edinmiş köy halkı,
"ben kendimi bildim bileli bu böyledir"
Diyor muhtar:
29 Ekim'de toptan sünnet ederlermiş çocuklarını...
Derken ekranda entarili bir çocuk belirdi
Kirvesi tutmuş kolundan
Yatırdılar bir kamp yatağına,
Ardından sünnetçi olacak zat boy gösterdi
Elinde bıçağıyla,
Çocuk kaldırdı başını, bağırdı:
"Yaşasın Cumhuriyet" diye
Bunun üzerine de ekran karardı
Korkarım bu, sade Gölköylülerin değil, umumuzun
Sade küçüklerimizin değil, büyüklerimizin de
Düştüğü bir tarihsel yanılgı
Çünkü sünnet değil, farzdır Cumhuriyet!
Can Yücel
Cuma, Ekim 12, 2007
En İlginç Türk Gelenekleri

Türkiye Bilimsel ve Kültürel Araştırmalar Merkezi (TÜBİKAM) Başkanı Prof. Dr. Alemdar Yalçın’ın fikir babalığında, çoğu bilim adamı 50’ye yakın araştırmacı, Anadolu’yu karış karış gezerek hálá yaşayan Türk geleneklerini ölümsüzleştirmek için kamera arkasına geçti.
Edirne’den Iğdır’a, hatta Suriye ve Irak’ı da içine alan bir coğrafyada, henüz kentleşmenin olumsuz etkisine girmemiş 320 köyle bağlantı kuruldu. 25’inde tanık oldu, "doğan, evlenen ya da ölen" için yapılanlara. Bayramdan sonra ise Bulgaristan ve İran’daki renkler girecek fotoğrafa. Yapım ve yönetimini Maltepe Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin üstlendiği "Anadolu’nun Renkleri: Doğum, Düğün, Ölüm" belgeseli en geç aralık ayında tamamlanacak. Yeni yılla birlikte önce uluslararası, ardından ulusal platformda görücüye çıkacak. Uluslararası belgesel film yarışmalarında Türkiye’yi temsil edecek; 2008 Frankfurt Kitap Fuarı’nda Anadolu’yu tanıtacak. 13 bölüm olması planlanan belgesel, ulusal bir televizyon kanalında da Türk seyircisiyle buluşacak. Bu yazı dizisiyle de önce Hürriyet okuyucusuyla tanışacak.
Bilmediğimiz bir dünyaya gözümüzü açar, bilmediğimiz bir dünyayla birleşir, bilmediğimiz bir dünyaya göçeriz. Her doğumla çoğalır hayat, her düğünle bütünleşir; her ölüm yeni bir başlangıçtır kimi dönencelerde. Bu üç bilinmeyenli denklem, üç önemli eşiktir hayatta. "Bilinmeyen" korkusu birleştirince insanları, her eşik, eşin, dostun, akrabanın desteğiyle aşılmış bugüne kadar. Zamanla her eşik için farklı bir ritüel çıkmış ortaya.
ALLAR BAĞLAMAK
Eşiklerin "en sancılısıdır" doğum. Hem bebek için hem anne için "eşik"tir. Yeni durum, 9 ay anne karnında yaşayan bebeğin de, annenin de ezberini bozar. Bebek, farkında olmadığı yeni yaşamına baş aşağı tutulup ağlatılarak başlarken, anne, loğusa ve kırklı çocukları öldürdüğü varsayılan "Al Karısı"nın kötülüklerine uğramamak için kırmızılar bağlar.
GÖBEK ADI KOYMAK
İlk ritüel anne ile bebeği birbirine bağlayan göbek kordonunun kesilmesinde yaşanır. Orta Karadeniz Bölgesi başta olmak üzere Anadolu’nun bazı yerlerinde, "Sesi az çıksın, kocasının karşısında çok konuşmasın" diye kısa kesilir kız bebeğin göbek kordonu. Bazı kültürlerde ise oğlanın göbeğinin kısa kesilmesi halinde sesinin kız gibi ince olacağına inanılır. Göbek kordonu kesilirken bir de "göbek adı" konulur bebeğe. Kişinin kabirde bu adıyla çağrılacağına inanıldığı için bu ad, çoğunlukla Kuran’dan seçilir. Ardından, sağ kulağına ezan okunur.
KORDON SAKLAMAK
Bebeğin karnı doymaya başlayınca, göbek bağının da düşeceğine inanılır. 4-7 gün arasında düşen göbek bağı itinayla bir yerde saklanır. Kimi, "Gezgin olmasın, dışarıya çok gitmesin" diye 1-2 sene beşiğine asılı tutar göbek bağını; kimi "Okusun, büyük adam olsun" diye okul bahçesine, kimisi de "Devlete hayrı dokunsun, devlet adamı olsun" diye devlet dairelerinin avlusuna gömer.
HAMİLE KADINLAR BUNLARA İNANIYOR
Araştırmacı-Yazar Gülsen Balıkçı, hamile kadınların, yapılması ya da kaçınılmasına inandığı davranışları derledi. Bunların bazıları şöyle:
Hamile kadın ayıya, maymuna, deveye bakmaz, çocuk çirkin olur.
Cenazeye gitmez, cesede bakmaz; yüzü renksiz olur.
Canı ne isterse onu yemelidir; yemezse çocuğun herhangi bir yerinde iz çıkar.
Sakız çiğnemez, çiğnerse çocuk çişli olur veya ağzı çok akar.
Kelle eti yemez, yerse çocuk sümüklü olur.
Hamile kadın ve kocası yılan öldürmez, öldürürse çocuk sakat olur.
Hamile kadın habersiz kimsenin bir şeyini alıp yemez, çocuk hırsız olur.
Hamile kadın diş çektirmez, çocuğu düşer; saç kestirmez, çocuğun ömrü kısa olur.
Ekşi yerse kız, tatlı yerse oğlan doğurur. "Ye ekşiyi doğur Ayşe’yi, ye tatlıyı doğur atlıyı" denir.
Kız doğuracağı zaman çirkinleşir, oğlan doğuracağı zaman güzelleşir. "Kız kendini, oğlan anayı süsler" derler.
Kadın doğuma giderken, doğum rahat olsun diye, evdeki tüm kilitler açılır. Doğacak çocuğa hazırlanan giysilerin düğmeleri de açık bırakılır.
Karnında çocuğu durmayan kadın; çocuk doğana kadar ve doğduktan sonra bir yaşına gelene kadar gece lambayı hiç söndürmez.
ÇOCUĞUN ÖMRÜ, YUMURTA SARISIYLA HESAPLANIR
Uşak’ta bebeğe kına yakılması, kutlamaya gelenlere yemek verilmesi ve helva kavrulması, başta Ege Bölgesi olmak üzere birçok yerde "hayatın üç rengi"nin ortak ritüeli olarak karşımıza çıkıyor. Uşak’ta bebeğin altı, sıcak toprakla (höllükle) bezleniyor ve keçe ile kundaklanıyor. Böylece bebeğin dışkısının "tok" olacağına inanılıyor. Tören mevlit okunarak "Uzun ömürlü olsun" dilekleriyle noktalanıyor.
İç Anadolu ve Karadeniz bölgesinin özelliklerini taşıyan Çorum’da doğan bebeğin ömrü ise yumurtanın sarısından anlaşılıyor. Bebeğin kırklanması sırasında beşiğinin altına yumurta kırılıyor. Bir gün boyunca beşik altında kalan yumurtanın sarısı, ertesi gün bakıldığında dağılmamışsa bebeğin "uzun ömürlü" olacağına inanılıyor.
Başta Güneydoğu Anadolu Bölgesi olmak üzere Anadolu’nun birçok yerinde ise önce tuzla tanışıyor bebek. Kokmasını, gözlerinin çapaklanmasını, hasta olmasını engellemek için tuzlanıyor. Tuz "kırklama" suyunun içine de atılıyor. İlk yıkamada erkek bebeğin sabunla, kız bebeğin ise "Eti azgın olmasın" diye sabunsuz yıkandığı da söyleniyor.
Hürriyet
Kamyon Yazıları

A
Allah korusun
Akıllı ol evlat!
Alem bana ben sana hasta
Algıda seçiciysem günahım ne?
Alırsın Chevrolet, yuvarlanırsın şarampole
Alırsın ford,olursun lord.
Alırsın ford,olursun mord.
Alırsın Skoda, kalırsın yolda
Anılar da anlamsız
Ankete gerek yok eskiler daha iyi.
Askerin emaneti.
Aşıksan vur saza, şöförsen bas gaza.
Aşk çekenin, yol gidenin.
Aşkıma ihanet ettin, beni trafik polislerine ihbar ettin.
Aşkın bir sabun ise, köpürt beni pakize
Adrese gerek yok eskiler bizi tanır
Altımdaki BMW sakın üstüme gelme.
Arabada yalnız var!
Araman için illa hata mı yapmam gerekir?
Aramasın artık gözler, o şimdi asker..
B
Baba parası değil, 4 yıl lisans, 2 yıl master ve doktora teri
Baba yorgun sengeç.
Baba yorgun!!!
Baba yorgun, dalaşma.
Babalar ağır gider...
Babam sağ olsun.
Babam sağ olsun ama, arabayı ben aldım.
Hacı babam sağ olsun
Baktım araba kıyak, karı da kıyak, dedim ne ayak
Bas gaza, frene, debriyaja... Götür ver parayı vergiye, stopaja
Beatnik isen vur saza, Nihilist isen bas gaza"
Ben bi düşüneyim.
Ben bir kadini sevdim mi gözüm gibi bakar, ilah gibi taparım; ama ki bir yanlışını görmeyeyim bir bidon benzin döker çatır çatır yakarım.
Ben ihsan değil hilmiyim,
Ben yaşarken sen cildiracaksin
Beni bir tek sen anladın,sen de yanlış anladın orijinal hemşerim..
Beni sevme sevdiğimi bil yeter.
Benim için ağlama, gözlerinden olursun.
Bi daha sevmek için heves mi bıraktın!"
Bi kızların nazına, bi de ara gazına hastayım.
Bir kavanoz reçel bunlarda geçer
Bir sana, bir de sabah uykusuna hastayım.
Bizi kimse çekemedi halatlar koptu.
Bohemia ovası, entel yuvası
Bu acilar bizi yildirir mi sandin?
Bu dünyada herşey paraysa üstü kalsın.
Burma burma bıyıklarım, Tarkan seni ayıklarım.
Burnumdaki Piercing kadar yakınsın bana boğaziçili..
Büyüyünce TIR olucam.
Bir sen degil alem hasta
C
Ceylan gözlüm
Ceketi atarım asvalta yatarım
Ç
Çilemse çekerim, kaderimse gülerim.
Çılgınımsın!
D
Doğma bebek şöför olursun
Duanla mı yaşadım ki, bedduan ile öleceğim?
Dünyalar kadar sevmek buysa bırak kalsın
Dünyayla nişanlı, ölümle sözlüyüm
Düzde geçme beni, yokuşta mahçup ederim seni.
Dünya dikenli bir hayat sevenlerde mi kabahat.
E
Eğer bu yazıyı okuyabiliyorsan, çok yaklaşmışsın demektir.
Eğer kalbinde yer yoksa güzelim, farketmez ben ayaktada giderim.
Ela gözlümün nazına, hastayım fordun aragazına.
Entelim ama para bende
Esrarlı gözler
Esmerin nazına, ford'un aragazına...
F
Freud da sollardı.
G
Gazla uçabilirsin, ama frenle konamazsın!
Gidişime yollar, duruşuma kızlar hasta!
Gönlünde yer yoksa bana güzelim; farketmez ben ayakta da giderim.
Gözlerin güzel ama, bakmasını bilmiyorsun.
H
Hak edeni hayatıma hak etmeyenin hayatına sokarım.
Hatalıyım , sıkıyosa ara
Hatalıysam, aramızda kalsın.
Hatalıysam lütfen 212.78.34.212
Hatalıysam lütfen kamyoncu@masumdur.com
Hatalıysam plakamı yaz 2222 ye gönder
Hatalıysam yüzyüze görüşelim)
Hataylıysan lütfen ara
Hayatımı yazsam, duble yol olur.
Herkes sevdiği kızı alsın
Hostes aranıyor
İ
İstanbul Ankara 4 saat, sana sevgim 24 saat
İstedim vermediler, sen şoförsün dediler...
İyi mazot selülit yapmaz
K
Kamyon çeker 10 ton - 20 ton, gönlüm çeker Paris Hilton.
Kamyoncu dediler kiz vermediler.
Karayollarında değil, senin kollarında öleyim.
Kısmetse dönerim
Kız dediğin taktın mı kola yakışmalı, çaktınmı duvara yapışmalı!
Kızın gülüşüne, kışın güneşine aldanma
Klibimde oynar mısın?
Kolla beni şerit değiştiriyorum
Korkuyorsun, garanticisin!
Kurbanda koç, asfaltta doç.( doç yazılmış, dodge da değil)
Kuzu kurdun yollar ford'un!!
Küresel ısınmaya karşı su tankerlerine geçiş üstünlüğü verilsin
Küskün kral yollarda
Kuleyle kavgalı çilekeş pilot!
Kuzu kurdun yollar clio'nun!!
M
Maşallah de * !!!
Mavişim
Mazda huzur namazda
Mecburum geçmeye..
Menfaat yolunda edinilen dostluk, çile yokuşunda son bulurmuş.
Miras değil alın teri
Mezuniyeti en az university.
N
Nazar etme ne olur, çalış senin de olur.
Nazlı yarin cilvesi, diş yapar Ford'un 2. Vitesi
Ne Müslüm’den ne de Orhan’dan, sevdiğim tek parça ’Yedek parça’
O
O şimdi asker.
Opel Corsa, Toyota Corona
Otoban'da sessiz bir hayat, seni sevende kabahat.
Ovaya saldım koçu, sevdim aldım dodge'u.
Ö
trabzonun lazına transporter in ara gazına hastyım
Önünü görmeden sollama, evine aci haber yollama...
Öyle birini sev ki, sen ölünce o hiç yasamasın.
P
Para bende bundan sonra kıro olucam
R
Radar mahkumu
Radyatör kapağını içindeki su sıcakken açmayın!
Rahmetlide sollardı
Rampada geçme beni düzlükte düzerim seni
Rampada yavaş, düzlükte savaş.
Rampaların ustasıyım Rambrant'ın hastasıyım.
Rampaların ustasıyım, gözlerinin hastasıyım.
S
Sana taptığım kadar paraya tapsaydım milyarder, Allaha tapsaydım peygamber olurdum.
Selvi boylum al yazmalım
Sen gökyüzünde doğan güneş, ben yollarda çilekeş.
Sen sus, birikimin konuşsun Tinselgül.
Sevene can feda, sevmeyene elvada.
Star 2006
Star yarabbi
Sarı kızın nazı ford'un ara gazı !!
Sen kalbimde batan güneş, ben yollarda çilekeş.
Sollama beni,sollarım seni
Ş
Şoför dediler, kızı vermediler
Şoförün bahtı kara muavinin gönlü yara.
Vatan için gidiyorum senin için döneceğim.
Sensizlik mi? ASLA!
T
Tek rakibim THY.
U
Uzaktan severim, ruhun bile duymaz.
Uzun ince kıvrım kıvrım yollar bazen deler geçer yüreğimi, sitem ederim yollara, sevmesini bilen yüreğimi boş koydunuz diye.
UŞAK'lıysan vur saza, şöförsen bas gaza.
V
Vur kalbime hançeri, yüreğim parçalansın; fazla derine inme, çünkü orda sen varsin.
Y
Yaklaşma toz olursun, geçme pişman olursun!
Yetişemezsen el salla.
Yollar gidişime, kızlar duruşuma hasta.
Yolların kurdu babanın fordu
Yürü be koçum kim tutar seni?
Yolda hızlıyım aşkta yavaş, Çorumluyum arkadaş...
Cumartesi, Temmuz 14, 2007
Yaşar Usta - Münir Özkul (video)
Bizim Aile adlı Türk filminde Münir Özkul'un Yaşar Usta rolüyle akıllarda yer etmiş sözleri:
yaşar usta-saim beyi görecektim.
sekreter-randevunuz var mi?
yaşar usta-yok.ama yaşar usta derseniz beni kabul eder.çok önemli.
sekreter-hiç sanmıyorum ama bir sorayım.(telefonda) saim bey, yaşar usta diye biri sizinle görüşmek istiyor.peki efendim.(yaşar usta'ya) sizi bekliyorlar, buyrun.
(içeri girer)
saim bey-söyle ne istiyorsun?
yaşar usta-bak beyim, sana iki çift lafım var.koskoca adamsın.paran var, pulun var, herşeyin var.binlerce kişi çalışıyor emrinde.yakışır mı sana ekmekle oynamak.yakışır mı bunca günahsızı, çoluğu çocuğu karda kışta sokağa atmak, aç bırakmak.ama nasıl yakışmaz.sen değil misin öz kızına bile acımayan, bir damlacık saaddeti çok gören.anlamıyor musun beyim, bu çocuklar birbirini seviyor.ama ben boşuna konuşuyorum.sevgiyi tanımayan adama sevgiyi anlatmaya çalışıyorum.hıh.sen büyük patron, milyarder, para babası, fabrikalar sahibi saim bey.sen mi büyüksün.hayır ben büyüğüm, ben, yaşar usta.sen benim yanımda bir hiçsin, anlıyor musun, bir hiç.gözümde pul kadar bile değerin yok.ama şunu iyi bil, ne oğluma ne de gelinime hiç birşey yapamayacaksın.yıkamayacaksın, dağıtamayacaksın, mağlup edemeyeceksin bizi.çünkü biz birbirimize parayla pulla değil, sevgiyle bağlıyız.bizler birbirimizi seviyoruz.biz bir aileyiz.biz güzel bir aileyiz.bunu yıkmaya senin gücün yeter mi sanıyorsun.dokunma artık aileme.dokunma çocuklarıma.dokunma oğluma.dokunma gelinime.eğer onların kılına zarar gelirse ben, ömründe bir karıncayı bile incitmemis olan ben, yaşar usta, hiç düşünmeden çeker vururum seni.anlıyor musun.vururum ve dönüp arkama bakmam bile.(çıkar)
Ofsayt Osman- Sadri Alışık (video)
Sadri Alışık'ın oynamış olduğu Ofsayt Osman adlı filmin son sahne.
karşı tarafın avukatı: kendisine ait olmayan bir parayı, sırf şahsına menfaat sağlamak üzere, kıymetli evrak satımına karşılık göstermiş, piayasaya karşılıksız binlerce hisse senedinin sürülmesine yol açmış ve birçok masum vatandaşın tasarruflarıyla oynamış, dolandırılmasına vesile olmuştur. ayrıca kendisine bu parayı emanet eden 2 şahsın iyi niyetlerini suistimal ederek...
(kadir savun ve aziz basmacı salonda oturmaktadır)
kadir savun: ben davacı değilim.
aziz basmacı: ben davacıyım!
kadir savun: otur beee...!!!
hakim: beyleeerr.. ikinizi de atarım dışarı.. (avukata bakarak) devam edin...
avukat: evet.. emniyetlerini suistimal ederek, ağır suçlarına bir yenisini daha ilave etmiştir. bu bakımdan kendisinin türk ceza kanunun 148. maddesi ve..
(ofsayt osman birden ayağa kalkar..)
ofsayt osman: abi be... hakim bey abi.
hakim: sus bakiim sen!
ofsayt osman: kurbanın olayım be hakim bey abi.. bu benim hani parayı çalma davası var ya.. o tamam ama o söylediği, yaptığımı söylediği şeyler var ya... ya ekmek, kur'an çarpsın ki ben hiçbirini anlamadım be.. ne yapmışım ben?
avukat: rezaletin ve edepsizliğin bu kadarı da fazla.
ofsayt osman: ben öylece yüzlerce adam dolandırmadım bey abi.. yani ufak kız kurtulsun diye biraz para çektim o kadar. diğerleri ne oluyor ya?
hakim: imzaladığın kontratı inkar mı edeceksin?
ofsayt osman: ne kontratı bey baba.. (hıpppp..).. afedersin hakim bey abi.
hakim: oğlum bak. hulusi bey'e ait bir madenin işletilmesi için kontrat. imza da senin.
ofsayt osman: yaa ben böyle bir kontrat imzalamadım bee...
(zorla imzasını alan eleman ayağa fırlar:) sayın hakim bey. yoksa imzasını inkar mı edecek?
ofsayt osman: aaa ben.. şey.. bu benim yazım be...
hakim: iyi ya işte. karşılıksız, teminatsız, garantisiz şekilde piyasaya hisse senedi sürmüşsün. hem hulusi bey'i hem de bu hisse senetlerini alan vatandaşları dolandırmışsın.
ofsayt osman: vallahi yapmadım ya.. ben, ben sadece bu kıza...
hakim: kimdi o kız?
ofsayt osman: şey... küçük, hasta. hasta be hakim bey.
hakim: biliyoruz. onu biliyoruz.
ofsayt osman: doktorlar yani hepsi ölecek diye rapor vermişler. hani yalnız, sadece o amerika davası var ya.. oraya giderse büyük doktorlar varmış. kurtulurmuş.
hakim: eee...
ofsayt osman: eee'si yani sübyan bee..bacak kadar çocuk. yaşasın dedik, kötü mü ettik? gitti işte.
hakim: oğlum, para senin olsa yaptığın hareket için çok asil bir hareket derdim ama...
kadir savun: ben helal ettim.
aziz basmacı: ben etmedim!
kadir savun: otur beee...!!!
hakim: beyleeerr.. atarım dışarıya.. (ofsayt osman'a bakarak:) sana gelince... yaptığın hareket düpedüz suçtur.
ofsayt osman: öğretmek gibi olmasın ama değildir hakim bey.
hakim: neee?
ofsayt osman: asıl suç o kirli davalar. yani bir bahis davasına milyonları trakk atıp da ortalıkta hastalıktan kırılan bir çocuğu görmemektir. yani siz daha iyisini bilirsiniz ama asıl suç odur yani.
hakim: şimdi o başka ama... senin yaptığın..
ofsayt osman: benim yaptığımdan ne olacak hakim bey? bizim adımız üstümüzde... garip bir ofsaytım ben.
hakim: (şaşkın bakışlarla) hııı.. neee?
ofsayt osman: ofsayt yani. hiç gol olmamış adam. öylesine ofsayt. işte o benim. adaletine kurban olduğum allah'ım. bir gün bile güldürmedi yüzümü. ne yaptımsa neye elimi attımsa ters çıktı. sonra, sonra bir gün bu adamlar çıktı karşıma. trakk bastırdılar milyonu. tamam mı?
kadir savun: tamam tamam.
aziz basmacı: tamam ama çaldı!
kadir savun: otur beee...!!!
hakim: şimdi atarım dışarı.. (ofsayt osman'a bakarak) devam..
ofsayt osman: (mahkemede arkada oturanları göstererek) sonra şunlar, na şunlar bütün serseriler ne kadar varsa aldılar etrafımı ulan dediler yani toz kondurursan namusumuza ölmüş bil kendini.
(arkadaki serserilerden biri, yani vahi öz:) mahvetti bizi hakim bey.
hakim: oturun hepinizi atarım dışarı.
(arkadaki serserilerden biri, yani vahi öz:) boynumuz kıldan incedir hakim bey.
ofsayt osman: milyonu cebime koydum, koymadım karşıma bir kız çıktı. sarayburnunda kendini denize atıyordu. ben zor yakaladım. nedir derdin dedim. kardeşi hastaymış, tedavi de ettiremiyormuş, ellerimde ölecek dedi.
hakim: kimdi o kız?
kız: ben
ofsayt osman: sonra etrafımı bir takım dolandırıcılar aldı. naa en başta bu dolandırıcı.
(zorla imzasını alan eleman ayağa fırlar:) hakim bey...
ofsayt osman: kim yer o bayat numaraları be.. evine davet etti inek (elini ağzına götürerek) -afedersiniz-. daha merhaba demeden karısı dolandı boynuma, oturttular beni sonra kumara, mahsustan kaybettiler yani ileride parayı böyle kökten götürmek için anladın mı? ben yer miyim be?
hakim: ne yaptın kazandığın parayı?
ofsayt osman: doğru küçüğe götürdümhakim bey abi.
kız: o parayı bulamasaydım o gece ilaç alabilmek için kendimi satacaktım.
hakim: peki kızım otur.
ofsayt osman: bir müddet oyalandır yavruvak. o arada ne kadar büyük baş hayvan varsa (eliniz ağzına götürerek) -afedersiniz- yani böyle büyük şirket sahibi varsa toplandılar etrafıma yağdırdılar parayı böyle. yaldızlar, daha neler neler. ama ben hepsine verdim fasoyusöylesene abi be...
(nubar terziyanayağa kalkar) evet efendim. söyledikleri doğrudur efendim.
hakim: ya hisse senetleri? sahte senetler?
ofsayt osman: bilmiyorum hakim bey. vallahi billahi bilmiyorum.
(zorla imzasını alan eleman ayağa fırlar:) yalan. kontratı yanımda imzaladı.
ofsayt osman: aaa. ben mi?
(zorla imzasını alan eleman:) şahitlerim var efendim...
ofsayt osman: ben... ya ben...
(zorla imzasını alan elemanın karısı:) yalan.
hakim: yalan olan ne?
(zorla imzasını alan elemanın karısı:) kontratı kendisini sarhoş edip bizzat ben imzalattım.
hakim: ne demek istiyorsun?
(zorla imzasını alan elemanın karısı:) daha doğru dürüst okuması yazması bile yok. kendisinden hatıra bir resim istedim, yanında yoktu. bari bir imzanı at dedim. kağıdı büküp boş yere imzasını attırdım. sarhoşluktan gözünün önünü göremiyordu. kabahat benimdir.
ofsayt osman: hey allahım... ne haber??..
hakim: ama ne de olsa...
ofsayt osman: yani öğretmek gibi olmasın ama kimsenin on parasına dokunmadım. kimsenin emniyetine yani böyle bir halel getirmedim. ama o küçük kız.. ya iki güne kadar gitmezse ölecek dediler hakim bey. böyle bir şey... hani saksıda çiçek gibi. şu kadarcık. sen olsan ne yapardın hakim bey?
kadir savun: yaşşşa be...
ofsayt osman: sağol abi. bir sen anladın beni bee.
ofsayt osman: (mahkemede arkada oturanlara dönerek) ya siz... herkes ayak uçlarına bakar utancından) (hakime dönerek) ölecekmiş. ölmesin dedim!.. bir can kurtulsun dedim. bütün hayatımda ofsayt dediler; bir işe yaramaz, sümsük dediler. varsın yine desinler dedim. hayatımda bir defacık bir kız sevdim, onu da kaybedeyim dedim. hayatımda bir kerecik bir şey kazanacak oldum onu da kaybedeyim dedim. tek, bir can kurtulsun dedim. çocuğu kurtaracak kadarını aldım. üst tarafına el sürmedim. fena mı oldu? (mahkemede arkada oturanlara dönerek) sizler, hepiniz...hepiniz, hepiniz hakem olun abiler... yaa bu maç bee.. tıpkı bir maç. ama böyle hayat sahasında oynanıyor. oyuncuları bizleriz. topumuz da namusumuz, vicdanımız, insanlığımız. ben, ben osman. ofsayt osman. söyleyin be... allah rızası için söyleyin. gene mi atamadım golü ha? bu da mı gol değil be? gol mü?
mahkemeden bir kadın: gol!
ofsayt osman: bu da mı gol değil be!!!
aziz basmacı: gol yavrum gol.
ofsayt osman: bu da mı gol değil!!! adaletine, insanlığına kurban olayım hakim bey.. bu da mı gol değil!!
hakim: (dosyayı kapatır ve sol elini havaya kaldırıp dosyanın üzerine indirir) golll!
Cumartesi, Temmuz 07, 2007
Kolbastı Oyunu (video)
Trabzon Kolbastı (hoptek) oyununu başarıyla icra eden arkadaşlar.Kolbastı oyunu küçük bir sokak olan Faroz'dan (şimdi mahalledir tabii) çıkmıştır. 1980'lerden sonra trabzon geneline yayılmıştır. İlçelerde de bilinmez. Oyun komik bir oyundur. Bir çok figuru vardır. şu anki konumuna asılnda 1985 lerden sonra gelmiştir. Gençler mahalle aralarında darbuka ile oynarlar.
Oyunda bir çok figur vardır. Ağ atma/çekme, Olta atma, balık çekme, tokatlama, kalp masajı yapma, vazgeçilmez Türk figüru kılıç-kalkan, kürek çekme v.s. Youtube den kolbastı videolarına bakarken gördüm ki, avrudaki gençler, berak, rep figurlerini de bu oyuna eklemeye başlanmış.
İlginçtir, Trabzon'lu gençlerin %40-50'si bu oyunu ve horonu iyi biliyor olmasına rağmen, gurbetçi gençlerimizin %80 biliyordur, kolbastıyı, horonu, hopteki.. Aşağıda da bu oyunun figuru az ama güzel bir örneği var.
Normalde gençler yere çömelerek bir halka oluşturacak şekilde oturur. Ve 2 şer kişi karşılıklı olarak oynar. Her 2'li grup bir figüru oynayıp, yerine geçerken yerine yenileri kalkar.
Kaynak:http://www.findikkabugu.net/blog/yorum.aspx?bno=616
Salı, Temmuz 03, 2007
Abdurrahman Boztaş Eşeğiyle Meclise Koşuyor (video)
Abdurrahman Boztaş bindiği eşeğiyle vaatlerini anlatıyor.
Cumartesi, Haziran 30, 2007
Genç Yetenekler (video)
Van'daki bir ilköğretim okulunda öğrenciler inanılmaz yeteneklerini konuşturuyorlar.
Bu şarkının sözleri yaklaşık olarak şöyle:
1. çocuk
Altına etti Tuvalate gitti Tuvaleti geldi Nefesini tuttu Sigarasını yuttu kendini aldı Havasına vardı
baba ben geliyorum geliyorum gidiyorum sarhoş oluyorum, düşmanı yendim sizleri bile ıhmmmmmmmm
2.çocuk
baba ben gidiyorum gidiyorum geliyorum içiyorum sarhoş oluyorum, baba ben geldim düşmanı yendim
abuzerleri çok değer verdim???
içiyorum sarhoş oluyorum tenefüse gidiyorum o yee o yeee
Ceddin Deden marşını ise şu şekilde yorumluyorlar:
Bu şarkının sözleri yaklaşık olarak şöyle:
1. çocuk
Altına etti Tuvalate gitti Tuvaleti geldi Nefesini tuttu Sigarasını yuttu kendini aldı Havasına vardı
baba ben geliyorum geliyorum gidiyorum sarhoş oluyorum, düşmanı yendim sizleri bile ıhmmmmmmmm
2.çocuk
baba ben gidiyorum gidiyorum geliyorum içiyorum sarhoş oluyorum, baba ben geldim düşmanı yendim
abuzerleri çok değer verdim???
içiyorum sarhoş oluyorum tenefüse gidiyorum o yee o yeee
Ceddin Deden marşını ise şu şekilde yorumluyorlar:
Fadime Nine Atışmaları (video)
Kanal 7'de yayınlanan Nur Ertürk ile Her Sabah adlı programdaki Fadime Nine'nin değişik aşıklarla girdiği atışmalar:
Fadime Nine ve Bir Seyirci:
Fadime Nine ve Ahmet Çakar'ın atışması:
Fadime Nine ve Kemençeci Zehra'nın Atışması
Fadime Nine ve Ahmet Çakar'ın atışması(2):
Fadime Nine ve Neşat Aydın'ın Atışması:
Fadime Nine ve Aşık Mürsel'in Atışması
Fadime Nine ve Bir Seyirci:
Fadime Nine ve Ahmet Çakar'ın atışması:
Fadime Nine ve Kemençeci Zehra'nın Atışması
Fadime Nine ve Ahmet Çakar'ın atışması(2):
Fadime Nine ve Neşat Aydın'ın Atışması:
Fadime Nine ve Aşık Mürsel'in Atışması
Tarakçı Hocadan İnciler (video)
Yağbasan Köyü halkından Tarak satan bir vatandaşımızın filozofça dizeleri:
İkinci:
ve Tarakçı Hoca Beyaz Şov'da:
İkinci:
ve Tarakçı Hoca Beyaz Şov'da:
Yerli Michael Jackson (video)
Michael Jackson'un bir şarkısını söyleyip, dansını icra etmeye çalışan bir vatandaşımız.
Zakkum Cezası (yazı)
Balıkesir’de "Deniz manzarasını kesiyor" diyerek 27 yıllık zakkumları kesen site sakinlerine belediye ilginç bir ceza uyguladı. Kesilen çiçeklerin yerine ilan panoları dikilerek deniz manzarası engellendi.
BALIKESİR Erdek’te Tüzün Sitesi’nde oturanlar, ’deniz manzarasını kapatıyor’ diye yol kenarındaki zakkumları kesince Erdek Belediyesi ilginç bir ceza uyguladı. Belediye zakkumların yerine, 2’şer m. boyunda 15 ilan tahtası dikerek, öncelikle sitenin deniz manzarasını engelledi.
Panodaki şikayet
Her panonun üzerine, "Bu Billboardlar, buraya konulmadan önce, palmiyelerin arkasında 27 yıl önce dikilen zakkum ağaçları vardı. 27 yılda her yıl 5 ila 6 santim büyüyerek yaklaşık 2 m. boyunda doğal bir yeşil perde oluşturmuşlardı. 27 yıl önce dikilmelerinin amacı yürüyüş yapan halkımızla güneşlenen vatandaşlarımızın birbirlerine olumsuz etkisini önlemekti. Ancak geçen yıl Tüzün Sitesi sakinleri tarafından ’manzaraları kapanıyor’ gerekçesiyle katledildiler. Bu panolar Tüzün Sitesi sakinlerinin hiçbir izin almadan katlettikleri yeşil doku anısına konulmuştur. Erdek Belediye Başkanlığı" yazılı afişler yapıştırıldı.
Erdek Belediye Başkanı Hüseyin Sarı, kesilen zakkum ağaçlarının 30 yıllık bir projenin parçası olduğunu belirterek, bilboardlara astıkları yazılarla halktan olumlu tepki aldıklarını ve ağaçları kesenlerin böyle bir cezayı hak ettiklerini söyledi. Yapılan işin telafisi zor bir katliam olduğunu ifade eden Başkan Sarı, "Kumsalda güneşlenenlerle yolda yürüyenler bir birini görmesin diye palmiye ağaçlarının arasına 17 yıl önce zakkum ağaçları dikilmiş. Daha önce, manzarayı kapatıyor diye kesmek istediler.
Biz bunu reddettik. Daha sonra tek tek kesildiğini ve budandığını fark ettik. Ancak böyle bir katliama kimse cesaret etmemişti. Tek tek kesilenleri fark etmediğimizi düşünerek daha sonra hepsini keşmişler. Biz bunu çevreden görgü tanıkları ile şifahen tespit ettik. Suç üstü yakalayamadığımız için para cezası veremedik. Bunun üzerine zakkumların kesildiği bölümlere bilboardlar yerleştirdik. Tepkiler birikince, taktik icabı, asıl amacımız olan zakkum resimlerini bilboardlara asarak bu yazıyı yazdık.
Bunun üzerine halktan olumlu tepkiler aldık. Bazen kanunlar insanların yaptıklarına bir ceza veremiyor. Böyle bir cezayı fazlası ile hak ettiler. Çünkü o ağaçları ektiğimiz zaman büyümesi için 20 yıl beklememiz gerekecek. 30 yıllık bir projeydi. Erdek'in Erdek olmasını sağlayan projelerden biri. Yaklaşık 5 kilometrelik düzenlenmiş sahil bandı var. Bu bölgedeki turistik tesislerimiz var. Bu şeritte 1970'li yıllarda yapılmış siteler var. Bize zaman zaman gelip önümüzdeki manzarayı kapatıyor. Şurayı budayalım
gibi, kendi bahçelerinin dışındaki, belediyeye ait yeşillik alandaki ağaçları kurutmaya yönelik bazı çabalar oluyordu. Biz bunlarla maalesef mücadele edemiyoruz. Çünkü yasaya göre tespitini anında yapmaz zorundayız. Bunu yapmamız mümkün değil, gece geliyorlar, tuz ruhu, tuzlu su ve asit döküyorlar. 1 haftada ağaç kuruyor. Telafisi zor bir katliam. Bana göre bir cinayet. Bilboard uygulaması başarılı oluyor. İnsanların başına geceleri zabıta dikip zararı tespit edecek gücümüz yok" şeklinde konuştu.
Perşembe, Haziran 28, 2007
Cangele ve Tercümanı (video)
Sakaryasporlu Cangele'ye Tercümanı bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Ama Cangele İngilizce bilmiyormuş, sanki tercüman biliyor :)
Çarşamba, Haziran 27, 2007
Abdurrahman Boztaş
Bağımsız, bağlantısız Adana milletvekili adayımız "Abdurrahman Boztaş" adaylığını hamamda açıklıyor.
Pazar, Haziran 17, 2007
Biz Fırıldak Değiliz (video)
Bağımsız, bağlantısız milletvekilimiz adayımız, Abdurrahman Boztaş'ın seçim filmi.
Pazartesi, Mayıs 07, 2007
Kaydol:
Yorumlar (Atom)